VERASUS
Ben çok hüzünlü adamlar gördüm
hiçbir şey konuşmadım onlarla
karşılıklı iki keman gibi işlek
çizdik omuzlarımızı…
sadece birisi: ateş almaya mı geldin! dedi
çok hüzünlü adamlar gördüm
yalnız o beni gördü
iki kadın sevdim
birine siyahlar giyiniyordum giderken
diğerine böyle anlatılmaz
üstüm başım rüzgâr gidiyordum
Ergani Diyarbakır arasında
tarlaya giden kızlar
her birinin içinden Dicle akar
herkesin evi varmış! olsun
göz göze gelince bütün evliler bekâr
Tokat Niksar arasında
ben çok hüzünlü türküler duydum
toplanıp dağılan bir çift zar
baş başa vermiş iki mezar
yüzüne türkü söndürülmüş kadınlar
Sivas Şarkışla arasında
cep aynamı düşürdüm
bir horoz dağılıp durdu sabaha kadar
Sivas Şarkışla arasında kurşunlanmış tabelalar…
oysa bu yolun tehlikeli olduğunu
insan içine bakınca anlar
Ayaklarım ağzımın içinde
yerle gök arasında
ben çok baş aşağı durdum

