RÜZGÂRIN KIZI SAPHO
Açık denizlerde tuzlanmış
papiruslardan okudum mektuplarını
kumral saçları dağılmış bir kadının
yosun ve gökyüzü kokuyor teni
gölge yeşili gözlerini gördüğümü sandım
sandım ki yaban perisidir tepelerden kumsala
lir çalan kimdi gecenin dalgalarına
Orada, Lesbos’da güneşin denize simler saçtığı
ayaklarımı soktum Ege’nin sularına
yontuların kalmış alanlarda, yırtık dizeler
çan ve flüt sesleri arasında şiir okuyor rahibeler
değişmemiş söylentiler, vaaz veriyor
tılsımlı cadı gibi dolanıyorsun ağızlarda
nice kayalar kuma döndü, çöktü konağı babanın
gel birlikte yüzelim, atla zamanları gel bana
hiçbir şey değişmedi, kadınlar çığlık atıyor
dökülsün omuzlarımızdan damla damla zaman
ille de aşk demiştin, ille de aşk
ay bedir dolanıyor yalınayak kumsalda
kayalıklara oturmuş saçlarını tarıyorsun genç kızın
rüzgâr ıslık çalıyor dudaklarınızda
güzelliğin çobanı, âsi rahibe Sapho
izlerine basıyorum, kayıyor kumlar
şarkılar harmanında sözcük uçuşları
sahi sen nasıl geldin buraya kadar
harflerin okunuyor hâlâ şiirin kanatlarında
ARİFE KALENDER

