UNUT-MA
isterim ki
yüreğimi yüreğine eş edip
yanmadan
geç kalmadan
aşkın
ve umudun
gözleri olayım
sonlu gücümle
sonsuz düşünüşler içinde
ey ülke!
yüreğinde korkuları
ölümcül vahilerle yenen ülke
sattın türküsünü
sonbahar yağmurlarının
yorgun şimdi
göç yollarından
dönen turnalar
yakılan köyler kadar
öksüz ve yetimdir pusulası
esrik bir yaşam
doğuya sürgün bir coğrafya
gözleri ateşler ülkesinde
ey insan!
otur ateşler atlasında
otur ve öykün ilk-el atalarına
kısır devinimler
çoklu yılkılar içinde
kan dolu
yağmurların gözleri
coğrafyası kayıp yüreklere
barut doldurmakta tanrılar
çocuklar üstünde
keskin kokusu korkunun
çocuklar üstünde
şeffaf oyunları kötülüğün
ey tanrı!
tükendi sözler
kutsal savaşlar uğruna
şimdi hangi Mesih
şimdi hangi âlim dermandır buna
hangi cümleleri
hangi yazılara nasıl döker tarih?
sözler saklı
ve kötücül
kâhinlerin emrinde
ey tarih!
kötü bir yalancısın sen
doğruları yanlış yapan
kötü bir niyet
yaşamın gizi
yıkılmışlığın karşıtı
kuruttun yüreğimizi
yakılan köylerin gözleri kadar
tözü toza katan tarih!
kara bir listedir şimdi taşıdığın
yüzyılların kan ve barut kokusu
ey şair!
yanmadan
geç kalmadan
aşkın
ve umudun
gözleri olmak isteyen şair!
unut bunları
unut ya da yanarak aydınlat
tarihini
ve kaybol
bir kitabın dipnotunda

