TOLGA KAHVECİ/ÇIKIŞ

ÇIKIŞ

“Otur,” dedi.

“İyi böyle,” diye cevap verdim ağırlığımı bir ayağımdan diğerine geçirerek. “Uzun sürecek ama konuşmamız,”

Sürmeyecekti… sürmezdi. Birkaç süslü söz, hizmetlerin için teşekkürler falan filan… “Tazminatımı ne zaman alabilirim?”

Dirseklerini önündeki masaya dayadı. Ceketinin fiyatı benim maaşımla aynıydı.

“Seninle konuşmak istediğim sadece bu değil, paranı alacaksın ama neden seni kovduğumuzu bilmeni istiyorum. Gelecekteki iş hayatında sana yardımı olacaktır.”

“Teşekkür ederim, muhasebeye uğradıktan sonra masamı toplayıp çıkarım.” “Yahu ne bu acele!”

“İzlemem gereken bir sürü dizi var, bir an önce başlamak istiyorum.” “Anladım, konuşmak istemiyorsun. Pekâlâ, o halde çıkabilirsin.”

Topuklarımı birbirine vurup asker selamı verdim. Garip bakışları arasında odadan çıktım. Çekim hazırdı.

İyi bari beklemek zorunda kalmayacağım,” diye geçirdim içimden. Ofisteki arkadaşlarımın yanına gidip;

“Ayrılıyorum,” dedikten sonra çıkışa yöneldim. Birkaç kişi peşimden gelecek olduysa da elimi sallayıp durdurdum.

Hava güzeldi dışarıda. Yeni bir şeylere başlamak için iyi bir gündü. Ya da telaşsızca dolaşmak için. Birileri bir yerlere yetişmeye çalışıyordu.

Güldüm onlara.

Biraz…

Yanımdan yüksek sesle telefonla konuşan biri geçti. Sesini cihazın içinden geçirip karşıdakinin kulak zarına sokmak ister gibi…

Bir kedi çöp tenekesini karıştırıyordu. Birkaç genç korkutup kaçırdı kediyi.

Aynısını yapmak geçti içimden onlara.

Ama gençlerin sağı solu belli değildi bu günlerde.

Karnıma bir sustalı gömüp beni çöp tenekesinin dibinde bırakabilirlerdi. Yine de üzücü.

Hem kedi için hem gençler için.

Feci parfüm kokan bir kadın geçti yanımdan. Yapay bir güzellik. Yüzünde oynanmamış bir santim bile yok.

Farklı olduğunu sananlardan.

Hafif bok lekeli külotunun sardığı kıçını sallayışını izledim bir süre. Sonra sıkıldım.

Yeni değildi sıkılmam.

Beğenmiyordum ıslak mendille silinmiş g*tlerini kırıtarak yürüyen vitrin mankenlerini. Alışkanlıkla bakıyordum.

Bir amacı yok!

Onların da benim de…

“Özgürüm hiç olmazsa,” diye düşündüm.

Birkaç ay kira, fatura düşünmeme gerek kalmayacak kadar özgürdüm.

Gerisi benim problemim değildi.

Şimdilik…