ŞOREŞ YAŞLI/KAMBURUMUZDA AÇAN ÇİĞDEMLER

KAMBURUMUZDA AÇAN ÇİĞDEMLER

Kayıplar veriyoruz zamanın atlılarına,
Yüzümüzden gülüşler çalan bir el var,
Tırnakları huzuru yüreğimizden sökerken,
Bir yol arıyor çiseleyen yağmurlar.
Yıkıyor amansız bir devrin avuçlarında,
Yüreğimizin en derin acısını.
Göremiyoruz denizlerin rengini,
Bulutları talihimize bulamış gibi tanrılar.

Kibrit ışığı kadar canımız kalmış
Oysa yıldız kadardı hayallerimiz.
Gri bir kaftan giymiş gözlerimizde dünya,
Korkunç damlıyor ruhumuzdan kir,
Huzursuz akşamların çığlığı yutar bizi,
Onlar yerken dünyayı bizleriz gözde hakir,
Güneşleri özledik sesimiz ölüm gibi.
Kapımızın tokmağını çalanlar da bulunur.
Siyah bir aydınlıkta kutsarlar izimizi.

Ruhumuzdaki bin yıllık yorgunluğu,
Taşıyoruz sırtımızın kamburunda,
Sesimiz düşer elbet sokaklara,
Midesine ekmek olur bir umudun,
Bir uçurtma kalplerden gökyüzüne,
Kalpleri büyük, elleri küçük.
Yüzlerinde pas, başları dik.
Ezilen bir gülün kokusu gibi

Dirilir yeniden anadan üryan.
Dirilir bir kayadan,
Bir çiğdem, bir gelincik.