MELİHAT TÜZÜN İLE SÖYLEŞİ

“GRAVÜR VE BASKIRESİM”E ADANMIŞ BİR ÖMÜR: PROF. DR. MELİHAT TÜZÜN

Türkiye’de baskıresim ve gravür sanatının akademik ve uygulamalı alanda kurumsallaşması denildiğinde akla gelen öncü isimlerden biri Prof. Dr. Melihat Tüzün. Resimle başlayan sanat yolculuğunu gravürle derinleştiren, kurduğu atölyeler, yürüttüğü projeler ve yetiştirdiği öğrencilerle alanın gelişimine kalıcı katkılar sunan Tüzün; aynı zamanda sanat eğitimi, akademik üretim ve yöneticilik sorumluluğunu eş zamanlı yürüten güçlü bir kadın figürü olarak dikkat çekiyor.

Bu söyleşide Prof. Dr. Melihat Tüzün ile sanat eğitiminden akademik mücadeleye, gravürün Türkiye’deki konumundan kadın sanatçı olmanın zorluklarına uzanan çok katmanlı bir yolculuğu konuştuk.

FİLİZ CİVANER:

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde lisans derecesini üstün başarı ile aldığınızı biliyoruz. Daha sonraki yıllarda eğitim hayatınızın hangi aşamalarından geçtiğinizi anlatmanızı rica ediyorum. Çünkü şu anda sahip olduğunuz akademik konumunuzun ve mücadelenizin doğru aktarılması için önemli.

Gerçekliğin Ötesi, TUA, 100×70 cm, 2022 (Cumhuriyetimi-zin Çifte Kanatlı /Yetenekli Akademisyenleri,Sergisi)

MELİHAT TÜZÜN:

Prof. Kemal İskender danışmanlığında, 20.yy Natürmort ve Nesne isimli eser metni ile yüksek lisans yaparak, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü sanat dalını bitirdim. 2004 yılında Prof. Kemal İskender danışmanlığında  ‘Rönesans’tan Barok’a Dini Ve Tarihsel Konulu Eserlerde Natürmort Nesneleri’ adlı eser metni ile sanata yeterlilik eğitimini tamamladım. 2000 yılında, Kocaeli Üniversitesi, Resim Bölümü Araştırma görevlisi kadrosuna girdim.2001-2005 yılları arsında ise MSGSF Temel Eğitim Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak, 2006 yılında ise Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ‘Desen Atölyesi ve Özgün Baskı Atölyesi Altyapı Projesi’ Bilimsel Araştırma Projesi’nde yardımcı araştırmacı olarak görev aldım.

Hayat Yolculuğu, Viskozite Gravür, 20×20 cm, 2024, (Akış- Kişisel Sergi)

2009’da doçent oldum ve 2013 yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü’nde kurucu öğretim üyesi doçent unvanı ile göreve başladım.

Namık Kemal Üniversitesi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri, proje yürütücüsü olarak 2013 yılında “Non-Toksik Gravür Teknikleri ve Yaygınlaştırılması” ve 2015 yılında “Toksik Olmayan Gravürde Alternatif Arayışlar” projeleri ile resim bölümü gravür atölyesini kuruluşunu sağladım. 2014 yılında profesör oldum. 2016 yılında NKÜ. Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Bölümü yüksek lisans programını açtım. 2018–2024 yılları arasında Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde dekan olarak görev yaptım, bu süreçte fakültenin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artıran pek çok etkinlik ve sergi organize edilmiştir. Aynı üniversitede Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik Programı’nın açılmasını sağladık. 2019 yılında Trakya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri, 2. Uluslararası Özgün Baskıresim Yarışması’nda Proje Danışmanı olarak görev yaptım, 2020 yılında TÜ. BAP. “GSF Baskı Atölyesini Geliştirme” projesinde yürütücüsü olarak yeni gravür atölyesinin kurulmasını sağladık. 2016 yılından bu yana Özgün Baskıresim Sanatçılar Derneği’nin başkanlığını yapmaktayım.

Yayla Evleri, Viskozite Gravür, 14×15 cm, 2024, (Broken Times- Kişisel Sergi)

1995’te Ayşe ve Ercüment Kalmık Vakfı Özgün Baskı Dalı’nda Birincilik ödülüm, 13 yurt içi, 6 yurt dışı olmak üzere 19 kişisel sergim, ulusal ve uluslararası bienallere, trienallere, resim çalıştaylarına, fuarlara ve sergilere katılımlarım vardır. Birçok ulusal ve uluslararası müzelerin, kamu kurum ve kuruluşların koleksiyonlarında eserlerim yer almaktadır Resim, plastik sanatlar ve gravür sanatının değişik konularında makalelerim, araştırmalarım, kitap bölümlerim bulunur.

Uluslararası Artikel Yayınevi’nden çıkan “Güzel Sanatlar Alanında Akademik Çalışmalar– 2023, 2024, 2025/1 ve 2025/2 olmak üzere 4 adet kitap editörlüğünü yapmış bulunuyorum.

Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan 13 adet makalem, uluslararası bilimseltoplantılarda sunulan 31 adet bildirim, uluslararası kitaplarda 10 bölüm yazarlığım vardır. Resim, baskıresim teknikleri ve plastik sanatlar üzerine birçok makale, bildiri ve sanat yazısı kaleme aldım. Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Yunanistan, Azerbaycan, Saraybosna, Kuzey Makedonya, Sırbistan, Karadağ, Mısır, Ukrayna, İspanya, Portekiz, Kazakistan, Japonya, ABD, gibi ülkelerde düzenlenen sanat sempozyumlarına, atölyelere ve sergilere katılarak kültürler arası sanatsal diyaloga katkıda bulunmaya gayret ettim Sanatçı, TNKÜ- GSTMF, Resim Bölümü Dekanı olarak görevimi sürdürmekte ve ulusal-uluslararası sergi organizasyonları yapmaktayım.

Edirneden,Viskozite Gravür, 15×20 cm, 2024, (Broken Times- Kişisel Sergi)

FİLİZ CİVANER:

Bir kadın sanatçı olarak verdiğiniz mücadele, eğitim hayatınızda yaşadığınız zorluklar çok etkileyici. Çocukluğunuzda ortaokul yıllarında keşfettiğiniz resim yeteneğine rağmen bir başka mesleğe yönlenmişsiniz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi’nin zor sınavını başarı ile kazandıktan sonra, iş hayatınızı ve öğrenciliğinizi bir arada yürütmek çok zor olmuştur. Ama azmetmek başarıya götürmüş sizi. Evlenip çocuklarınız olduktan sonra da çetin bir yol serüveniniz olmuş iş hayatınızda. Bu süreçleri bize siz de anlatır mısınız?

MELİHAT TÜZÜN:

Evet. Öğrenciliğimde Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde laboratuvar teknisyeni olarak çalışıyordum. MSGSÜ’de gece nöbet tutarak, çalışarak okudum. Yüksek lisans ders döneminde KOU GSF asistanlığını kazanınca, 2000 yılında sağlık bakanlığından YÖK’e geçiş yaptım. 2001 yılında evlendim. Aynı yıl MSGSÜ’de sanatta yeterliğe başlamıştım. İlk kızım 2002 de doğdu. Hamilelik sürecim biraz ağır geçti. MSGSÜ Temel Eğitim Bölümü’nde asistanlık yapıyordum. Tez ve resim üretimi beraber yürütmem gerekiyordu. Tam teze başladım ikinci kızıma hamile olduğumu fark ettim. Hamileliğimin yedinci ayında sanatta yeterlik sınavı savunmasına çıktım ve sınav için sergi de açmamız gerekiyordu. Sergi için resim yapmaya başladığım anda kızım benden önce tuvalin önüne geçiyordu. Resme biraz yoğunlaşsam sorun çıkarıyordu. Ve karnımda bir de bebek… Zorlu bir süreçti. Sanatta yeterlik döneminde tezle beraber (4 yıl) iki kızım oldu. Benim için hayatımın çok önemli, zorlu bir dönemiydi. İkinci kızım dört aylıktı Kocaeli Üniversitesi’ne geri döndüm ve her gün İstanbul’dan Kocaeli’ne gitmem gerekiyordu. İstanbul’da bebeğimin acıktığını Kocaeli’nde hissediyordum. Anne ve bebeğinin arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu yaşayarak gördüm. Trakya Üniversitesi’nde altı yıl yaptığım dekanlık görevimde kızlarımın üniversiteye hazırlanma sürecine denk geldi. 2018-2024 yılları, ben Edirne’de, onlar Tekirdağ’da haftayı iki şehre bölerek geçti. Benim hayatımda sadece benim değil eşimin ve kızlarımın da özverili davranması gerekti. Başarılı olmamın en önemli nedeni de ailemin her zaman ve her kararımda hep yanımda olması.

FİLİZ CİVANER:

Baskı resim, gravür ve peyzaj çalışmalarınız olduğunu biliyoruz. Bu çalışmalarınızda öncelikli hissettiğiniz hangisi?

Esintili Tepe, TUA, 50×70 cm, 2022 (Just ın Nature- Kişisel Sergi)

MELİHAT TÜZÜN:

Benim eğitimim resim. MSGSÜ Prof. Devrim Erbil atölyesinden mezun oldum. Resim ve gravür, her ikisi de benim için öncelikli sanat disiplinleri. Her ikisinde de sanat eseri üretiyorum. Dönem dönem biri öne geçtiği oluyor. Konularım; yaşadığım, gezdiğim şehirlerden doğa ve peyzajlar. Eserlerimde, doğa bir peyzaj olmanın ötesinde, bir içsel yolculuk mekânına dönüşür. Resimlerim ve gravürlerimde zamanla, mekânla ve varoluşla kurduğum sembolik ilişkiler aracılığıyla hem görsel hem düşünsel anlamda yoğun deneyim sunmaya çalışırım. Sanatım; doğaya duyulan saygıyı, sessizliğin gücünü ve insanın içsel evrenine duyulan merakı bir araya getirir. Çağdaş Türk resim sanatında özgün ve doğayla anlamlanan ve içsel yolculuğa çıkaran eserlerle yer aldığımı düşünüyorum.

FİLİZ CİVANER

Non-toksik boyaları temin etmek sanıyorum zor oldu. Bu konudaki mücadeleniz ne durumda?

MELİHAT TÜZÜN

Mücadeleyi bıraktım. Non-toksik üzerine çalıştığım o dönemde çok zorlukla karşılaştım. Yaptığım projelerde çok denemeler yaptım. Yurt dışında boya, medium ve pek çok kimyasalın getirilmesinin ne kadar zor olduğunu gördüm. Bu gravür için geçerli. Günümüz deserigrafi, litografi ve linol için su bazlı boyalara ulaşmak kolay ve pek çok kurum ve atölye artık su bazlı malzemeler kullanarak baskıresimleri çoğaltıyorlar. Metal gravürde plakanın yapılandırılması aşamasında asit yerine bakır sülfat kullanarak onu da bir nebze aştım. Fakat uygulamada zorluklar, hazırlama süreci, geleneksele devam etmeme neden oldu. Su bazlı mürekkeple alınan baskılar da matbaa mürekkebi ile alınanlara göre daha soluk ve matlar. Zaman geçtikçe de daha matlaşıyorlar. O nedenle baskı sürecinde de geleneksele devam ediyorum.

FİLİZ CİVANER:

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, sizin branşınızda malzeme temin edilmesi konusunda zorluk yaşanıyor mu? Bu konuda hangi sıkıntılarınız oluyor?

Söğüt Altında, Viskozite Gravür, 14×24 cm, 2024, (Broken Times- Kişisel Sergi)

MELİHAT TÜZÜN:

Aslında çok yaşamıyoruz. Bir ayağımız İstanbul’da olduğu için ve artık internet alışverişi çok arttığı için internetten de alıyoruz. Aldığımız ürün 1-2 gün içinde elimizde oluyor. Çoğu malzemeye kolaylıkla ulaşıyoruz.

FİLİZ CİVANER:

Resim sanatı özelinde tüm güzel sanatlar ülkemizde ne ölçüde destek ve değer görüyor? Festivaller ve bienaller yeterli mi?

MELİHAT TÜZÜN:

Resim özelinde ben güzel sanatların şehir ve çevreye göre değişen değerler gördüğünü düşünüyorum. Güzel Sanatlar, sanat ve tasarım fakülteleri ülkemizde kurulan hemen her üniversitede açılıyorlar. Sanat tıpkı ülkeler gibi üniversitelerin de vitrini. Fakat birçok üniversite yönetimi bunu önemsemiyor. Sanatı bilmeyen, izlemekten, bakmaktan keyif almayan kişilere sanatı anlatmak çok zor. Küçük şehirlerde bulunan üniversitelerde sanatçı akademisyen olmak, köklü üniversitelere göre çok daha zor. Yapılan her şey ya değersizleştiriliyor ya önemsenmiyor ya da daha baştan engelleniyor. Destek anlamında da devlet veya özel kurumların destekleri çok az ve her geçen gün daha da azalıyor. Sanatçılar ve sanatçı akademisyenler kendi imkânlarıyla var olmaya çalışıyorlar.

Bienaller çok az. Fakat fuarlar her geçen gün artıyor. Fuarların ticari yönü çok ağır bastığı için belirli sanatçıların buralarda ön plana çıktığı görülüyor. Türkiye’de ve dünyada paran varsa bütçe ayırabileceksen çok rahat fuarlarda yer alabiliyorsun.

FİLİZ CİVANER:

Gravür sanatına özel bir değer verdiğinizi biliyoruz. Bu konuda yaklaşımlarınızı rica ediyorum.

Haydi Ormana, TUA, 120×180 cm, 2021 (Kaotik Kentin Gölgesinde Grup Sergisi)

MELİHAT TÜZÜN:

Baskıresim disiplinlerinden gravür eğitimini lisans döneminde 2, yüksek lisans döneminde de 1 yıl Prof. Asım İşler Gravür Atölyesi’ne devam ederek aldım. Gravür ve diğer baskıresim disiplinleri Türkiye’de hak ettiği yerde değiller. Ve sanat eğitiminde çok önemli yerleri olan bu disiplinlerin tanınırlığını arttırmak için çok çaba harcıyorum. Çalıştığım üç üniversite de gravür atölyelerini, projeler yaparak ya yeniden kurdum ya da çok daha donanımlı hale getirdim. 2016’dan bu yana Özgün Baskıresim Sanatçılar Derneği başkanlığını yürütüyorum. Türk baskıresmini farklı ülkelerde açtığım sergilerle görünür ve tanınır hale getiriyorum. Türkiye’de gerek üniversite ve gerek dernek olarak, alanla ilgili workshoplar, sergiler ve paneller de düzenledik. Ve yapmaya devam edeceğiz. Gravür benim için çok özel ve önemli bir alan. Onu öğretmek, tanıtmak, üretmek ve sevdirmek için her imkânı değerlendiriyorum.

FİLİZ CİVANER:

Sizin eklemek istediğiniz görüşleriniz var mı?

Beni düşünüp bana yer verdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Sağlıkla ve sanatla bir yaşam diliyorum.

Değerli katkılarınız için çok teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.